25. YIL

Dile kolay çeyrek asır olmuş. Gazetemiz 25 yıldır topluma hizmet veriyor. 

Ordu ve Mesudiye’nin her türlü bilgi ve haberini gazetemizden alıyoruz.

Toplantılar, şenlikler, geceler, kongreler, spor ve bilumum etkinlikler gazetemizde.

Ekip tamamen gönüllülük sistemiyle çalışmakta.

Benzer gazetelerle kıyasladığımızda bizimki daha dolu, daha bilimsel ve daha tarafsız olarak yayın hayatına devam ediyor.

Hatalar olamaz mı?

Tabii ki olur. O zaman görüşerek istişare ile sorunları çözmek gerekir.

Mesudiyeliler olarak ciddi bir kalabalığımız var, ancak birliğimizde eksiklik var. Tek vücut olmamız sesimizi daha gür duyurmamız gerekiyor. Bunun için en ideal vasıta medya.

İşte medya

İşte OrduMesudiye Gazetemiz.

Sesimizi daha gür duyurmamız için daha yaygın bir abone sistemi olması gerekir.

Gazetelerin gücü abone sayısı ile ya da tirajıyla izleniyor. Herkes bir abone yaptırsa abone sayısı ikiye katlanıyor. Abone sayısını artırmamızda fayda var.

Gazetemizde  her türlü görüşün yer aldığı gözlenmektedir .

Mesudiye ve Mesudiyelilik ön planda olması, kişisel hesapların olmaması lazım.

Bölünürsek birileri bizleri dolgu malzemesi olarak kullanır. Şu anda zaten kullanıyorlar.

Diğer taraftan, bir yerlere gelince kendimizi dev aynasında da görmeyelim. Mevkiisi yanlış ya da eksik söylendi diye toplantıyı terk eden insanlarımız olabiliyor. Yükseldikçe hoş görülü ve olgun olmamızda fayda var.

Bu yazıyı sağlık köşesinde yazıyoruz ya, biraz da sağlıkla ilgili yazalım. Bakınız şimdi size Mesudiye hastanemizle ilgili bazı bilgiler aktarayım. Yazın memlekete gidince gözledim.

Sağlıkçılardan hizmet alıyoruz da acaba ne durumdalar?

  • Yardımcı sağlık personeli sabit değil, merkezden her an değiştirilebilir.
  • Diyaliz ünitesinin sabit personeli yok. (Diyaliz ünitesinin açılması sürecinde Prof.Dr.Ali Rıza Odabaş hocamıza teşekkür etmemiz gerekiyor)
  • 8 tane doktorumuz var, ancak bir lojmanımız yok. Lojmanı geçtim kiralık ev bulmak bile mesele. Gelen doktor süresini bir an önce doldurup gitmeyi düşünüyor. Sıcak bir ortam olması gerekir. Mecburi hizmete gelen hekimlerin buradan iyi anılarla ayrılmaları gerekir. Mesudiye’de iken eski bir ev gördüm. Sahiplerini araştırıp buldum. Orayı uygun şekilde hayır için alıp doktor lojmanı yapmayı düşündüm. Sağ olsunlar ailenin bazı fertleri uygun karşıladı, bazıları ise uygun bulmadı.
  • 3 ambulans varmış, personel yokluğundan biri alınmış. Tek personel olduğu için tek ambulans çalışıyor.
  • Acil girişinin üzeri açık. Yağışlı günlerde hasta ve personel ıslanır. Acil girişinin genişletilmesi ve üzerinin kapatılması uygun olur.
  • Çevre düzenlemesi eksik görülüyor. Otoparkımız var ancak bir sosyal tesisi ve kamelyası olsa daha iyi olur.

Gazete olmasa bunları ancak hastaneye işiniz düşünce belki görürsünüz.

Mesudiye’de eğitim ne durumda dersiniz?

Lise sonda ortalama on beş öğrenci oluyor. Sanki özel okul gibi. Ancak başarı özel okul gibi değil. Çünkü öğretmenlerin motive edilmesi lazım. Eğitim sistemimizde arıza var. Hem Hz.Ali’nin dediği gibi bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum diyeceksin hem de bana harf öğreteni nasıl şikayet erdim diye düşüneceksin. 147 denen yanlış sistemi kuracaksın. Hem de öğretmen hatalı olursa tazminatsız görevine son vereceksin. Bu sistemle öğretmenden istisnalar hariç verim alınmaz. Zaten sonuç ortada okullarda öğretmenin etkinliği bitti. Öğrenciye söz söylenmiyor. Sigara ve uyuşturucu yayılmış. Teneffüslerde bahçenin bir köşesinde öğretmenler, diğer köşesinde öğrenciler sigara içiyor. Çocuğu uyuşturucu kullanan bazı babaların ifadesine göre uyuşturucu satan yakalanıyor polis ifadesini alıp serbest bırakıyor. Siz öğretmen olsanız karışır mısınız? Hele bir de uyuşturucu satışının yıllık cirosunun 800 milyar dolar olması söz konusu olursa kim bilir neler oluyordur.

Halbuki bundan sonraki dönemde eğitim ekonomidir.

Mevcut eğitim sistemi öğretemiyor.

PISA 15 yaşındaki gençlerin bildiklerini ne denli kullanabildiklerini ölçen bir sistem. 65 ülke arasında hala 40. sıradan yukarı çıkamadık.

Bu yarışmalarda Uzakdoğulular önde, bir de Avrupa tarafında Finlandiya. Ancak buralarda üniversite sınavında ilk yüzde ona girenler öğretmenliğe alınıyorlar.

Sonunda ne oluyor biliyor musunuz?

Güney Kore’nin tek bir şirketi Samsung’un sadece 2013 yılında aldığı patent sayısı bizim ülke olarak 50 yılda aldığımız patent sayısının 18 katı.

Yetişkin kuşağı geçtik, ülke olarak genç nüfusumuzu yeni dünyaya acaba gerektiği gibi hazırlayabiliyor muyuz? Hayır ve hayır.

Şunu da bilmekte fayda var. Genç nüfus ülkelerin tarihinde bin yılda bir gelir.

Değerlendiremeyenler vebal altında kalacaklar.

 

 

Yorum Yazın