AKIL ALMAZ GIDA HİLELERİ

Sözde Avrupa Birliği’ne girecekmişiz. Bizim kekleri böyle kandırıyorlar. Biliyor musunuz bizden başka AB’ye girmeden Gümrük Birliği’ne girmiş devlet yok. Kimlerin sayesinde bu duruma düşüyoruz? Uzaktan kumandalı koltuk hastası olan yöneticiler sayesinde.

Avrupa Birliği’ne girmişiz gibi kontroller yapılıyor. Ancak buna rağmen gıdalarda bir sürü hile yapılıyor. Bir sürü ceza almış firma var.

Gelelim konumuza.

Her gün soframıza gelen gıdalar üzerine oynanan oyunlar ve yapılan hileler insanların sağlığını tehdit ediyor. Kasaptan aldığımız hazır kıymanın içinde tavuk kemiği olabileceğini, daha yoğun görünmesi ve miktarının artması için yoğurdun içine nişasta katılabildiğini veya kaşar peynirinin içinde patates püresi olabileceğini düşünebilir misiniz?

Maalesef, hazır gıdalarda, duyunca dudağımızı uçuklatacak daha nice hileler yapılıyor. Fiyatı daha uygun diye tercih edilen, açıkta satılan birçok gıdanın içinde, aslında olmaması gereken, çoğu insan sağlığına büyük ölçüde zararlı maddeler bulunuyor. Özellikle her kesimden insanın mecburen tükettiği et, süt, peynir, ekmek gibi temel gıdalarda yapılan hilelerle ürünün maliyeti düşürülüyor. Hileli gıdalar pazarda, markette, restoran ve büfelerde olması gerekenden daha ucuza satılıyor.

Ne yediğinizi biliyor musunuz?

İşte bilindik bazı gıda hileleri

  • Ufalanmış peynir, jel ile birleştirilip, yeniden kalıp peynir yapılıyor.
  • Dana kıymaya tavuk sakatatı katılıyor.
  • Küflü kaşardan eritme peynir yapılıyor.
  • Kaşar peynirine soya yağı ve margarin katılıyor.
  • Tavuk dönerlerin içine tavuk derisi, bağırsak, paça ve sakatatlar baharatlanıp karıştırılıyor.
  • Hazır limon suyu içerisine su ve limon tuzu katılıyor.
  • Zeytinyağına rafine ayçiçeği, kanola, fındık ve soya yağı karıştırılıyor.
  • Salam, sosis gibi gıdalarda et yerine nişasta, tavuk derisi, kırmızı etin kasaplarda kullanılmayan kanlı kısımları, zar, kan, bol baharat ve tuz kullanılıyor. Bunların raf ömrünü uzatmak için gereğinden fazla nitrat katılıyor. Bu da böbreklere zarar veriyor.
  • Son kullanma tarihi bitmiş sucuklar, yeni yapılan sucukların içine katılarak yeniden imal ediliyor.
  • Tavuk kemikleri öğütülüp renklendirici katkı maddeleri ile salama katılıyor.
  • Soya baharatla karıştırılıp sucuk imalatında kullanılıyor.
  • Helvanın içine beyaz susam yerine Sudan’dan ithal edilen ucuz siyah susam konuluyor.
  • Köfte ve dönere soya kıyması katılıyor.
  • Kakaolu fındık kremasında kakao yerine keçiboynuzu tozu, kakao yağı yerine margarin kullanılıyor.
  • Baklava ve kadayıfın içine fıstık yerine bezelye konuyor.
  • Tereyağına margarin ve patates karıştırılıyor.
  • Şeker pancar pekmezi üzüm pekmezi diye satılıyor.
  • Reçelin içine az miktarda meyve, bol miktarda şeker şurubu konuluyor. Ülker, Eti, Seyidoğlu firması bile Tarım Bakanlığının onayı ile mısır şurubu kullanıyor. Varın gerisini siz hesap edin.
  • Zeytin salamurasında gıda tuzu yerine sanayi tuzu, içme suyu yerine sanayi suyu kullanılıyor.
  • Zeytin havuzlarına paslı demir atılarak zeytinler karartılıyor. Bu maddeler kanserojen etki oluşturuyor ve Alzheimer hastalığını tetikliyor.
  • Zeytini karartmak için tekstil boyası da kullanılıyor.
  • Bala hile amaçlı katkı maddesi olarak, nişasta, şeker kamışı, akçaağaç, darı çiçeği, şeker pekmezi, parafin katılıyor, düşük nem içeren ballara su ekleniyor. Fazla çiçek bulunmayan yörelerde kovanları çevresine şeker ve şeker şurupları konarak arılar doğal olmayan yöntemlerle besleniyor.

Sahte gıda maddelerinin çoğunun ambalajında üretim tarihi, son kullanma tarihi ya da üreten firmanın adı bulunmuyor. Ambalajlara sonradan yapıştırılan etiketlerdeki bilgilerde sahte. Sahte gıdalara sanıldığı gibi sadece semt pazarlarında değil, market raflarında bile rastlanabiliyor.

Sağlığımıza dolayısıyla beslenmemize dikkat edelim

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Leave a Response