Boraltan Köprüsü Faciası'nda 146 Azerbaycanlı Türk Aydını Kurşuna Dizildi

Boraltan Köprüsü Faciası'nda 146 Azerbaycanlı Türk Aydını Kurşuna Dizildi
  • 1945 yılında 146 Azeri sivil aydın Aras nehrini geçerek Türk karakoluna sığınıyor.

  • Karakol komutanı, Ankara’ya telgraf çekip görüş alıyor.

  • Hükümet, Azeri aydınların Sovyetlere geri verilmesini emrediyor

  • 146 aydın Boraltan köprüsünden (Boraltan Köprüsü şimdiki Karakale’nin bulunduğu yerdeki Serdarabat Köprüsüdür) derhal Sovyetlere iade ediliyor.

  • Azeri aydınlar Sovyet askerleri tarafından elleri bağlanmış halde kurşuna diziliyorlar.

  • Karakol komutanının, elim manzaraya tahammül edemeyerek intihar ettiği iddia ediliyor.
Ruslara teslim edilen 146 Azeri sığınmacının Boraltan Köprüsü'nden geçerken yükselen feryatlarına birçok Karslının tanıklık ettiğini anlatan Kesemenli, 194'5te  Azerileri götüren memurun akli dengesini yitirdiğini ve akıl hastanesinde vefat ettiğinin bilindiğini ifade etti.Araştırmacı olduğunu söyleyen Temraz Kesemenli, 1944'te yaşanan içler acısı olayın, Ruslar tarafından işgal edilen Azerbaycan'da rejimi kabul etmeyen doktorların, hakimlerin, mühendislerin ve öğretmenlerin Türkiye'yi kendi ana yurtları bilerek sığınmaları sonrası yaşandığını ifade ettti. "O zamanın Stalin yönetimindeki Sovyet  rejimi Azerileri takip ederek yerlerini tespit etmiş ve Türkiye'den istemişlerdir. 146 kişiyi zamanın hükümeti hiç çekinmeden trenlere doldurarak Kars hududundan Boraltan Köprüsü'nde Ruslara teslim etmiştir. Azeri kardeşlerimiz Kars'tan geçerken, istasyon kenarındaki evlerden bu faciaya tanıklık eden birçok hemşerimiz olmuştur. Buralardan geçen o 146 kişi üzerlerinde ne kadar kıymetli eşya varsa trenin pencerelerinden halka atıyorlar. Sadece üzerlerinde bir gömlek ve bir pantolon kalıyor. Azeriler diyor ki 'zaten biz hududu geçtiğimizde öldürüleceğiz.' Hatta bununla alakalı bir dörtlük var. Diyorlar ki 'bizi siz öldürün vermeyin Rus'a, yakışmaz bu şerefe sığmaz namusa, bizi siz öldürün vermeyin Rus'a' ve bunu bağıra bağıra söylüyorlar. Ruslar teslim aldıkları Azerileri safa dizip makineli tüfekle oracıkta tarıyor."''1945'te, 146 Azerbaycanlı aydın Stalin zulmünden kaçıyor. Aras Nehri üzerinden Boraltan Köprüsü'nü geçiyorlar ve Türkiye'ye sığınıyorlar. Azeriler öz gardaşlarının yurduna gelip, öz gardaşlarıyla kucaklaşıyor. Stalin, Türkiye'den bu Azeriler'in derhal iade edilmesini istiyor. Dönemin hükümeti, Aras Nehri'nin kenarındaki sınırdaki karakola telgraf çekiyor, mültecilerin iade işleminin gerçekleştirilmesini istiyor. Karakol komutanı gözlerine inanamıyor, kulaklarına inanamıyor. Emri defalarca teyit ettiriyor. Ancak Ankara'dan,  kesin ve net emir geliyor, 'Azerileri teslim edin'.Durumu anlayan Azeriler, Türk askerlerinin boynuna sarılıp yalvarıyorlar, 'Ne olur bizi teslim etmeyin. Bizi burada siz kurşuna dizin, kendi toprağımızda, kendi öz gardaşımızın, kendi bayrağımızın altında bizi öldürün' diyorlar. Ancak Ankara'dan gelen emir net... Boraltan Köprüsü'nü geçen Azeriler, köprünün hemen karşısında Türk askerlerinin, Türk subaylarının gözleri önünde elleri bağlanmış olarak infaz ediliyor. Karakol komutanının bu elim manzara sonrasında intihar ederek canına kıydığı söyleniyor. Bu acı hadiseden geriye çok ama çok acı bir ağıdın dizeleri kalıyor.''

Yorum Yazın