YILDIZ: "MESUDİYE’DEN YÜKSELEN SU VE TOPRAK İTİRAZI"

YILDIZ: "MESUDİYE’DEN YÜKSELEN SU VE TOPRAK İTİRAZI"

Şahlanış Partisi Kurucu Genel Başkanı Mehmet Mahmut Yıldız, " **ALTI MI DEĞERLİ, ÜSTÜ MÜ?" diyerek, "Ben bu satırları bir masa başı çevre duyarlılığıyla yazmıyorum.
Ben bu satırları Ordu ili Mesudiye ilçesi Güzle Mahallesi kimliğiyle yazıyorum.
Yani bu toprakların suyunu içmiş, ekmeğini yemiş, havasını solumuş bir insan olarak konuşuyorum.
Bugün Ordu genelinde, özelde ise Mesudiye ve çevresinde yeniden gündeme getirilen HES projeleri; sadece bir enerji meselesi değil, doğrudan yaşamı hedef alan bir müdahaledir.
Mesudiye;
dereleriyle, yaylalarıyla, ormanlarıyla ve tarım arazileriyle ayakta duran bir ilçedir.
Bu ilçede suyu boruya almak,
suyu satmak,
suyu “boşa akıyor” diyerek küçümsemek;
Mesudiye’nin geleceğini ipotek altına almak demektir.
Soruyorum buradan açıkça:
Mesudiye’nin hangi deresi boşa akmaktadır?
Hangi su, toprağı beslemeden, hayvanı sulamadan, insanı yaşatmadan “boşa” gitmektedir?
Bu dereler;
bahçeyi ayakta tutar,
arıyı yaşatır,
hayvancılığı sürdürür,
insanı köyünde tutar.
Bir HES yapıldığında yalnızca su alınmaz;
köyün umudu alınır.
Bugün Mesudiye’de nüfus yaşlanmışsa,
gençler göç etmek zorunda kalmışsa,
tarım gerilemişse;
bunun sebebi suyun fazla olması değil,
yanlış politikalarla yok sayılmasıdır.
HES projeleriyle birlikte yaşananları bu bölge insanı artık ezbere bilmektedir:
– Dereler kurur,
– Tarım biter,
– Hayvancılık zorlaşır,
– Köy boşalır,
– Toprak değersizleşir,
– Sonra da “satılık arazi” tabelaları dikilir.
Bu bir tesadüf değildir.
Bu, adım adım işletilen bir yağma düzenidir.
Daha da acı olan şudur:
Mesudiye’de, Güzle’de, Ordu’nun başka ilçelerinde;
toprağını, suyunu savunan köylünün karşısına
kendi devletinin kolluk güçleri çıkarılmaktadır.
Bu kabul edilemez.
Devlet, şirketin bekçisi değil;
vatandaşının güvencesi olmak zorundadır.
Buradan bir kez daha net konuşuyorum:
Bu HES projelerini savunanlar,
“yerli ve millî” söylemini ağızlarından düşürmeyenler;
yerli köylüyü, millî suyu gözden çıkarmıştır.
Mesudiye’nin dereleri satılık değildir.
Güzle’nin suyu yatırım dosyası değildir.
Ordu’nun vadileri enerji şirketlerinin arka bahçesi değildir.
Bu ülkenin gerçek millî serveti;
altın, maden ya da beton değildir.
Toprak ve sudur.
Bugün dünyada savaşların sebebi enerji değil,
su ve gıdadır.
Biz ise hâlâ derelerimizi şirketlere devrederek kalkınacağımızı sanıyoruz.
Artık yeter.
Mesudiye’den yükselen bu itiraz,
sadece bir köyün değil,
bir geleceğin çığlığıdır.
Herkes şunu bilmelidir:
Vatan toprağının üstü, altından daha değerlidir" dedi.

Yorum Yazın