Yazacak Kelam Kalmamıştır

Söyleyecek söz, paylaşacak duygu, yazacak kelam kalmamıştır, öfke ve acıdan başka…

2020, hem ülkemiz hem de dünya açısından hiç iyi bir yıl olmuyor…

Geçen yılın sonlarına doğru kulağımıza çalınmaya başlayan Corona virüsü önce tüm Asya kıtasını etkisi altına aldı, ardından hızla Avrupa ve diğer bölgelere yayılarak çağımızın “kara vebası” olmaya aday olup çıktı ne yazık ki…

 

Bununla ilgili ne derece önlem almalıyız? bizim buralara gelir mi? geldi mi? ne yapmak lazım? derken, milletçe çok farklı bir “sorun” ile burun buruna geldik diyebiliriz…

 

Aslında bu sorun; son 5-6 yıldır emin adımlarla kapımıza dayanmış ve belki de bir tutam kalan iç huzurumuzu dahi bozan bir mesele haline gelmişti…

 

Suriye sorununda bahsediyorum elbette…

 

Önce bölgede bir YPG/PYD aracılığı ile terör unsurlarını sınırımıza komşu yapmak isteyen ABD ve yancıları ile mücadele ettik. Derken IŞID ve diğer söz de “cihadçı” terör örgütlerinin de ortaya çıkmasıyla tam bir keşmekeşe dönen kuzey Suriye’de düzeni ve tabii olarak sınır güvenliğimizi sağlamak adına muhtelif zamanlarda operasyonlar düzenledik.

 

Lakin kazın ayağı öyle değilmiş…

 

Hain Esad’ın yanında olan Rusya ile zaman zaman bölgede sıcak temaslar yaşansa da, hatta Rusya’ya ait uçakların düşürülmesi olayı ile bu temas zirve noktasına gelse de, bir şekilde orta yol bulunmuştu şimdiye kadar…

 

Fakat gerek Esad’ın tutumu, gerekse de Rusya’nın tutumu bizi şu an ki duruma getirdi ve işler tahmin edilenden daha karmaşık bir hal almaya başladı…

 

Bu karmaşanın en üzücü ve bizi kahreden kısmını; bir gecede 36 şehit haberinin gelmesiyle yaşadık.

 

1 şehit veya 1 gece, fark etmez elbette…

 

Hiç bir şey Mehmetçiğin saçından daha değerli değildir Türk milleti için…

 

Onlara ithafen bir kaç kelime yazmak ve müsaadenizle yazıyı şu cümlelerle bitirmek istiyorum;

 

Ey şanlı şehitler, anneleriniz sizleri şehit olasınız diye doğurmadı elbette. Ama kaderde şehit olmak varmış, ne mutlu sizlere…

 

Gencecik bedenlerinizi kana bulayanlar, anne-babanıza evlat acısı yaşatanlar, eşlerinizi dul, çocuklarınızı babasız bırakanlar utansın.

 

Evlerinize ve aynı zamanda bu milletin bağrına bir kor gibi acınızı düşürenler utansın.

 

Sizin, uğrunuza canınızı feda ettiğiniz vatanda varsa size sahip çıkamayanlar utansın.

 

Ama siz öyle şanslı askerlerdiniz ki, milyonların gönlündesiniz… tüm dualar sizler için dökülüyor cümle dudaklardan.

 

Rabbim evlerinize düşen acıyı hafifletsin, ailelerinize sabırlar versin….

 

Siz ey gencecik şehitler, mekanınız cennet, makamınız ali olsun…

 

 

 

Yorum Yazın